Saglikli bir insanin, cinsiyet, yas, hava sicakligi gibi faktörlerle baglantili olarak degismesine ragmen günlük su ihtiyaci yaklasik 2–3 litredir. Kronik böbrek yetmezligi hastaligi olan bir hastanin, haftada ortalama 3 defa almak zorunda oldugu tedavi boyunca, ihtiyaci ise hemodiyaliz makinesinin çalisma prensibine de bagli olmak üzere yaklasik 120 litredir.

Bir baska açidan bakilirsa, TS 266 standartlarinda belirtildigi ölçülerde bir su kalitesi, saglikli bir insan için problem teskil etmeyecektir. Ancak, bir hemodiyaliz hastasinin tedavisi sirasinda muhatap oldugu su kalitesi için ise TS 266 standartlarinda belirtilen ölçüler 50 – 60 misli daha fazla mineral veya organik madde içeriyor anlamina gelecektir.

Hemodiyaliz hastalarinda böbrek fonksiyonlarinin yitirilmesi sonucu toksik maddeler vücutta kolaylikla birikir. Bunlardan bazilarinin etkileri asagida belirtilmistir.

Alüminyum : Sehir suyu aritilmasinda askida kalan maddeleri çöktürmek amaciyla alüminyum hidroksit kullanilmaktadir. Asiri alüminyum diyaliz ansefalopatisi denilen, beyin ve sinir dokusu harabiyetine ve kemiklerde birikerek kemik yapisinin bozulmasina bagli kemik problemlerine yol açar.
Sehir suyunda izin verilen maksimum alüminyum miktari: 0,2 mg/ l

Kalsiyum ve Magnezyum : "Sert Su Sendromu" denilen; diyaliz sonrasi bulanti, kusma, kas güçsüzlügü, ciltte kizariklik, hiper tansiyon ve hipo tansiyon problemleri yaratir.
Sehir suyunda izin verilen maksimum Kalsiyum miktari: 100 mg / l
Sehir suyunda izin verilen maksimum Magnezyum miktari: 30 mg/ l

Kloraminler : Sehir suyu aritma tesislerinde bakterisit olarak kullanilir. Hemolitik anemi, methemoglobinemi gibi kan problemleri yaratir.
Sehir suyunda izin verilen maksimum Serbest Klor miktari: 0,1 mg / l

Bakir : Su sistemlerinde kullanilan bakir borudan sisteme karisan bakirdan kaynaklanir. Bulanti, titreme, karaciger harabiyeti seklinde kendini belirtir.
Sehir suyunda izin verilen maksimum Bakir miktari: 3 mg / l

Flor : Osteomalazi, osteoporoz, kemik hastaliklari gibi hastaliklara yol açar.
Sehir suyunda izin verilen maksimum Flor miktari: 1,5 mg / l

Nitrat : Siyanoz, methemoglobinemi, hipotansiyon, bulanti seklinde kendini gösteriri.
Sehir suyunda izin verilen maksimum Nitrat miktari: 50 mg / l

Ve yaptigimiz basvuru ile ilgili olarak da;

Bakteriyel Endotoksinler : Titreme, ates, bulanti, yüksek tansiyon, siyanoz seklinde kendini gösterir.
Sehir suyunda izin verilen maksimum Bakteriyel Endotoksin miktari: 100 adet / 1 ml
Hemodiyaliz tedavisinde kullanilan suda izin verilen Endotoksin limiti ise 0,25 EU / ml'dir (AAMI)

Endotoksin kontaminasyonu 3 esas alanda olmaktadir. Birincisi diyaliz tedavilerinde, ikincisi medikal cihazlarin üretim veya paketlenmesi asamasinda, üçüncüsü ise enjeksiyon için hazirlanan ilaç veya biyolojik ürünlerin hazirlanmasindadir.

Diyaliz tedavisinde kullanilan su son derece önemlidir. Hastalarin bagisiklik sisteminin zarar görmemesini azami özenin gösterilmesi hayati önem tasimaktadir. Bu ihtiyaç, su içerisindeki Endotoksin miktarinin farmakopide gösterilen degerlere düsürülmesi, hatta tamamen yok edilmesi ile önemli ölçüde giderilmektedir.

Hastaneler veya diyaliz merkezleri, sudan veya hasta ile temas edecek diger herhangi bir üründen hastaya Endotoksin bulasmasi ile son derece ilgilidirler. Su, aletlerin yikanmasinda el yikamada laboratuar testlerinde ve hatta sterilizasyon sistemlerinde kullanilir. Endotoksin ve bakteri bulasmasi bu islemlerin herhangi birinde olabilir.

Endotoksin Giderme Teknolojileri

Sudaki endotoksin seviyesini 100 EU /ml seviyesinden 2 EU /ml, hatta 1EU/ml seviyelerine düsürebilmek bazi asamalari gerekmektedir.
Endotoksin giderme metotlari, isitma, kimyasal yöntemler ve filtrasyon seklinde tanimlanabilir. Endotoksin ve bakterilerin giderilmesi veya tahrip edilmesi çok yüksek sicakliklarda mümkün olabilmektedir. Endotoksin ve bakterilerin kimyasal yollarla da tahrip edilmesi mümkündür. Peracedic asit ve hidrojen peroksid karisimi gibi yüksek okside edici kimyasallar örnek verilebilir. Fakat bu sistem ile anlik, uygulamalar için basari kaydedilebilir. Hemodiyaliz tedavisi gibi süreklilik arz eden uygulamalarda tatbik kabiliyeti yoktur. Hemodiyaliz tedavisinde endotoksin gidermenin en uygulanabilir, en sonuç verici yöntemi "Filtrasyon" dur.

Filtreler, su dagitim sistemlerinde süreklilik gösterecek bir bariyer vazifesi görürler. Endotoksinlerin sudan ayristirilmasi için iki farkli yöntemle çalisan, iki farkli filtre vardir. Bunlar molekül büyüklüklerine göre çalisan filtreler ve adsorbsiyon yöntemi ile çalisan filtrelerdir.

Molekül Büyüklügüne Göre Çalisan Filtreler : Sudaki endotoksini gidermek için, Ters Ozmoz (RO) membranlarina benzer yari geçirgen filtrasyon elemanlari kullanilir. Bu elemanlarin gözenek çaplari filtre edilmesi beklenen partikül veya moleküllerden daha küçüktür. Endotoksinlerin 1 KDA ila 30 KDA arasinda bulunan çok küçük molekül agirligina sahip olmasi, ultra filtrasyon hatta nano-filtrasyon membranlarinin kullanilmasini zorunlu kilmaktadir. Bu sistemin avantaji, sudaki endotoksinin giderilmesini garanti etmesidir.

Ancak bu tip membranlarin kullanilmasinin, göz ardi edilmesi mümkün olmayan dezavantajlari da vardir. Öncelikle çok küçük molekül agirligina sahip endotoksinlerin alinmasi, "crossflow" membran sistemlerini gerektirir. Bu tip membranlarda giren su üretim ve atik olarak ikiye ayrilir. Aritilmis su hastaya giderken atik su membran yüzeyini yikar ve birikmesi istenmeyen partikülleri ve molekülerlide alir ve tekrar geri dönecek sekilde, tercihen bir tanka gönderilir. Ancak her durumda suyun bir kismi drenaja verilecektir. Bu, çevrime tabi tutulan suda partikül yogunlasmasini önlemek içindir. Bir ara tank kullanilmayip membranin atik çikisindan çikan su atilacak ise, bu ciddi bir israf anlamina gelecektir. Diger bir dezavantajli yönü de, yüksek fiyatlari ve kurulmasi gerekecek ek düzenegin maliyetidir. Üretilen suyun ve atik miktarlarinin kontrol edilmesi mutlaka gerekmektedir. Baglanti elemanlari, valf, vs. elemanlar kullanilacaktir. Bu düzenegin kurulmamasi membran ömrünü önemli ölçüde kisaltacaktir. Ayrica, kurulan sistemin teknisyen tarafindanda izlenmesi gerekmektedir. Bir sarf malzemesi olmasi itibari ile garantide verilmeyecegi için, tikanmasi durumunda ilk yapilan yatirim miktarina yakin bir yatirim tekrar yapilacaktir.

Adsorbsiyon Metodu Ile Çalisan Filtreler : Adsorbsiyon metodu ile sudaki endotoksini almanin da iki yolu vardir. Ilk yöntem elektrostatik sarj yöntemi, ikincisi de kimyasal bag olusturma yöntemidir.

Elektrostatik sarj yöntemi daha çok eksi yüklü organik maddelerin alinmasi için kullanilir. Elektrostatik olarak sarj edilen membranlar eksi yüklü organik maddeleri tutarlar. Ancak bu yöntemde filtre yüzeyinin tamamen sarj edilememe riski vardir. Bu da bir miktar endotoksinin kaçmasina imkan verir.

Kimyasal bag olusturma yöntemi, endotoksin tutulmasi için farkliliklar ve üstünlükler gösterir. Kimyasal bag olusturarak tutacaginiz kimyasallar ve molekül yapilari sinirlidir. Bir önceki paragrafta anlatildigi gibi, eksi yüklü tüm organiklerin alinmasi yerine sadece bir kisim moleküller alinacaktir. Buda fitre ömrünü uzatacaktir. Filtre yüzeyinin tümü kimyasal bag olusturacak sekildedir.

Minntech tarafindan üretilen Polyphen Hollow Fiber filtre elemanlari bu yöntemle çalisir ve sudaki endotoksinin alinmasi için mükemmel isleve sahiptirler. Endotoksin, polisulfon hallow fiber filtre elemani, endotoksinin polisacarid tarafini çeker. Bir baska deyisle, su ile gelen endotoksin, filtre yüzeyi ile kalici bir bag olusturur. Diger taraftan filtre, diger proteinlerin ve daha büyük bile olsa diger partiküllerin geçmesine müsaade eder. Bu büyük bir avantajtir.

FiberFlo filtrelerin, 5EU/ml endotoksin sarj edildiginde %100 endotoksin tuttugu onaylanmistir. Test hassasiyeti, 0,06 EU/ml'dir.

Fiberflo HF Kartus Filtreleri özellikleri tablosu için tiklayiniz.
FiberFlo Filtreler
Tanitim Yazisi
 
 
 
 
Anasayfa Hakkimizda Hizmetler Ürünler Referanslar Sertifikalar Haber - Duyuru Hasere Rehberi Iletisim Galeri
Site creation by CE Technology © 2006 Infrastructure by sourceXML Framework